FİLM ÖNERİSİ: DİNGİN SAVAŞÇI

Hayatında sürekli daha başarılı olman gerektiğini düşünüyor musun?

Kendine koyduğun hedeflere ulaşsan bile içindeki “yetmedi” hissi devam ediyor mu?

Geçmişte yaptıklarını düşünüyor, gelecekte ne olacağını hesaplıyor ve içinde bulunduğun anı kaçırıyor musun?

Kontrolü kaybettiğinde huzursuz oluyor musun?

Kendine karşı gereğinden fazla sert davranıyor musun?

O zaman Türk Rönesansı karakter gelişimi etkinliğimiz için sana Dingin Savaşçı filmini öneriyorum.

Bu filmi yalnızca bir spor filmi olarak izleme.

Bu film, insanın kendi zihniyle ve kendi hayatıyla kurduğu ilişki üzerine düşünmek için iyi bir başlangıç noktası.

Bu fİlmİ İzledİğİnde ne kazanacaksın?

Bu etkinliği tamamladığında özellikle şu konular üzerine düşünmeni istiyorum:

1. Kendine koyduğun başarı ölçütlerini fark edeceksin.

Başarılı olmayı neden istediğini ve başarıyı hangi ölçütlerle değerlendirdiğini sorgulayacaksın.

2. Kontrol etme ihtiyacını fark edeceksin.

Her şeyi kontrol etmeye çalışmanın seni gerçekten güçlendirip güçlendirmediğini değerlendireceksin.

3. Anda kalma becerini gözlemleyeceksin.

Zihninin sürekli geçmiş ve gelecek arasında dolaşırken şu an yaşadığın deneyimi nasıl etkilediğini fark edeceksin.

4. Kendine nasıl davrandığını göreceksin.

Bir hata yaptığında kendinle nasıl konuşuyorsun?

Bir başkasının aynı hatayı yaptığını görsen ona söyleyeceğin şeyle kendine söylediklerin aynı mı?

5. Performans ile değerini birbirinden ayırmayı düşüneceksin.

Bir sınavdan aldığın sonuç, kazandığın para, yaptığın iş veya elde ettiğin başarı senin insan olarak değerini belirliyor mu?

6. Değişimin yalnızca sonuçtan ibaret olmadığını göreceksin.

Karakter gelişimi yalnızca hedefe ulaşmak değildir.

Hedefe giderken nasıl bir insan olduğun da gelişimin bir parçasıdır.

7. Kendi zihinsel alışkanlıklarını fark edeceksin.

Kendine söylediğin cümleler, beklentilerin, korkuların ve sürekli tekrarladığın düşünceler davranışlarını nasıl etkiliyor?

Bunları daha net görmeye başlayacaksın.


Fİlmİn psİkolojİk boyutu

Spoiler vermeden konuşalım.

Dingin Savaşçı’nın en önemli taraflarından biri, insanın dış dünyayı değiştirmeye çalışırken kendi iç dünyasında neler olup bittiğini gözden kaçırabilmesi.

Çünkü insan zihni sürekli bir sonraki noktaya gitmeye çok yatkın.

“Bunu başarırsam rahatlayacağım.”

“Şunu elde edersem mutlu olacağım.”

“Şu problem çözülürse hayatım düzelecek.”

Sonra hedef gerçekleşiyor ve zihnimiz yeni bir hedef buluyor.

Bu döngü devam ediyor.

Film burada önemli bir soru ortaya çıkarıyor:

Hayatın tamamını sonuçlara ulaşmak için yaşarken yaşadığın anlara ne oluyor?

Bu soruyu kendi hayatına uyarlamanı istiyorum.

Çünkü hedef sahibi olmak problem değil.

Sorun, bütün psikolojik değerimizi hedeflerin sonucuna bağladığımızda ortaya çıkıyor.

Bir başka önemli konu da kontrol.

Kontrol edebildiğimiz şeyler var.

Davranışlarımız.

Hazırlığımız.

Çabamız.

Seçimlerimiz.

Kontrol edemediğimiz şeyler de var.

Başkalarının davranışları.

Geçmiş.

Her sonucun nasıl gelişeceği.

Başka insanların bizi nasıl değerlendireceği.

Psikolojik dayanıklılığın önemli parçalarından biri, bu ikisini birbirinden ayırabilmek.

Dingin Savaşçı’yı izlerken özellikle bunu gözlemle:

“Şu anda kontrol etmeye çalıştığım şey gerçekten benim kontrolümde mi?”


Fİlmİ İzlerken kendİne şu soruları sor

Film devam ederken cevap aramak zorunda değilsin.

Filmin sonunda bunları bir kâğıda yaz.

Benim için başarı ne demek?

Başarısız olduğumda kendime nasıl davranıyorum?

Kendimi sürekli bir sonraki hedefe taşırken bugünü kaçırıyor muyum?

Kontrol edemediğim hangi şeyler için enerji harcıyorum?

Bir şeyi başarmak istememin altında gerçekten ne var?

Ve en önemlisi:

Ben olmak istediğim kişiye mi dönüşüyorum, yoksa yalnızca daha başarılı olmaya mı çalışıyorum?


Kendi zihnini gözlemlemeyi öğrenmek hayatını yönetmektir.

Türk Rönesansı’nın karakter gelişimi anlayışı da burada başlıyor.

Kendini zorlamakla değil, önce kendini görmekle.

Kendini görmek.

Neyi neden yaptığını anlamak.

Sonra seçimlerini değiştirmek.

Çünkü karakter gelişimi, bir gecede başka bir insana dönüşmek değildir.

Her gün verdiğin küçük kararlarla nasıl bir insan olmak istediğine yaklaşmaktır.

Şimdi filmi izle.

Ama yalnızca hikâyeyi takip etme.

Kendini de izle.

Şeyma Önder

Kurucu Sanatçı

Yorum bırakın